Kategori arşivi: DIY

10 Dakikada Boyunluk

Elimde uzun zaman önce aldığım yarım metre (150cmX50cm) kalın triko bir kumaş vardı. Ne dikerim düşüncesiyle aldığımı kesinlikle hatırlamıyorum. Biraz daha fazla olsa kazak olabilecek bu trikoyu, boyunluk yaparak değerlendirmeye karar verdim. 

Hem çabucak bitti, hem de sıcacık ve kullanışlı oldu.

Gönül isterdi ki yapımı da detaylı olarak çekip paylaşayım. Ama bu sefer tembellik ettim, yapımı anlatan çok güzel bir video buldum sizin için.

Umarım işinize yarar.

Keyifli geçsin gününüz…

Reklamlar

Balkon Masası ve Sandalye Boyama

Balkonumda çok uzun zamandır kullandığım masa ve sandalyelerim artık iyice gözüme batmaya başlamıştı. Bir süre renklerine uygun masa örtüsü ve minderlerle idare ettim ama ı-ıh! Ya yenilerini alacaktım, ya da boyayla fırçayı elime. Ben ikincisini tercih ettim tabii. 

Oğlumun erken yattığı bir akşam (ki ayda yılda bir olur!), eşimle işe koyulduk. Neyse ki son anda telefonla bu fotoğrafı çekmek aklıma geldi, yoksa bir öncesi fotoğrafımız olmayacaktı.

Son hali bu şekilde. Artık tam anlamıyla bir takım haline geldiler. Minderlerimi de yeniledim, oh miss :))
Boya olarak DYO’nun sentetik astarının beyaz rengini kullandım. Bu kutu çok önceden beri vardı evde. Şu anda ambalajı tamamen farklı. Aslında astar olarak bunu kullanıp, üzerine beyaz yağlı boya ile geçecektim. Ama mat beyaz rengini o kadar çok sevdim ki, sadece bunu kullandım. Uygularken rulo kullandım ve tinerle çok az incelttim.

İlk fotoğrafı görünce “Hiiii! Plastik sandalyeyi boyamııış!” diye dehşete düşenleriniz varsa, o konuya açıklık getireyim. Yaptığım araştırmalar sonucunda plastik malzemelerin de boyanabilir olduğunu öğrendim. Ama bunun için özel üretilmiş sprey boyalar var ve tahmin edersiniz ki Türkiye’de yok! O halde n’apıyoruz? Deniyoruz, olursa olur, olmazsa canımız sağolsun :))

Üstteki fotoğraf astar boyanın ilk katı atılmış hali. Sandalyelerin pürüzlü bir yüzeyi olduğu için zımpara yapmadım. Her kat arasında birkaç saat bekleyip, üçer kat boyadım. Alttaki renk kapanıp, istediğim renge ulaşıncaya kadar yani.

Sandalyelerin ayaklarını da Polisan’ın gümüş rengi sprey boyası ile boyadım. Ama onun görseli yok maalesef.

Masanın ilk kat boyadan sonraki hali de bu. Masanın tüm menteşelerini söküp, güzelce zımparalayıp öyle boyadık. Yine üç kat yeterli oldu. Hem masaya hem de sandalyelere vernik uygulamadık. Daha dayanıklı olurlardı tabii, ama sabrım yetmedi.

Artık balkonumda çok daha keyifli zaman geçiriyorum. Sadece camdan bakmak bile nasıl mutlu ediyor beni anlatamam. Alınan hiçbirşey el emeği kadar tatlı gelmiyor insana. Ama o kadar yorucu bir iş ki, bir daha bu kadarına girişir miyim bilmem. Yine de büyük konuşmayayım ben, neme lazım ;D

Takımımızı yaklaşık bir aydır kullanıyoruz. Özellikle bekledim yazmak için. Boyanın atıp atmayacağını ben de merak ediyordum. Neticede masanın boyası taş gibi, masa örtüsüz kullandığımız halde hiçbir soyulma-yıpranma yok. Sandalyelerde de atma olmadı. Sadece üstüste koyup kaldırdığımız için ayakların oturma tablasına sürttüğü yerlerde ufak soyulmalar var. 

Özetle; ben sonuçtan çok memnunum. Emeğimize değdiğini düşünüyorum. Ama siz siz olun bu kadar büyük bir işe koyulmadan iki kere düşünün. Hele de bizimki gibi ufak bir fırlama varsa evde…

Keyifli geçsin gününüz…

Ütü Masasına Yeni Kılıf – Tutorial

Uzun zamandır ütü masam için kaliteli bir kılıf arayışındaydım. Malum piyasadakiler hemencecik yıpranıyor. Biraz araştırıp fotoğrafta gördüğünüz kılıfı aldım. Ama o da haftasonu telaşlı bir anımda bu hale geldi maalesef. Söylene söylene kumaş dolabımın yolunu tuttum bende. Yine iş başa düşmüştü ne de olsa. 

Aslında kalın, gabardin tarzı pamuklu bir kumaş aradım, şu İKEA tarzı olanlardan. Ama elimdeki kumaşlardan en uygunu bu kot kumaşıydı. Masanın ölçülerinden biraz fazla bir koton kumaş ve 2 metre kadar lastik yeterli bu yenileme için. İşte başladık bile!

Masayı ters şekilde yere yatırıp, dikeceğim kılıfın kalıbını çıkardım. Kılıf kenarlardan içeri kıvrılacağı ve kenarı boyunca lastik geçireceğimiz için 10 cm kadar bir pay bırakmakta fayda var.

Kılıfımızın daha dolgun ve sağlam olması için altına bir keçe tabaka eklemekte fayda var. Ben bunun için eski kılıfın altındaki keçeyi kesip kullandım. Ama keçe bulamazsanız eski kılıfı da kullanabilirsiniz pekala. Kenardaki paylar boşta kalacak şekilde, işaretli çizgiler boyunca keçeyi kumaşa diktim.

Kumaşın kenarlarını da overlokla temizledim.

Sonra kenardaki payları lastik için bir tünel oluşturacak şekilde içe kıvırıp diktim.

Bıraktığım 5 cm kadar bir açıklıktan lastiği geçirdim.

Lastiği çekerek kılıfı büzmeye başladım. Burada lastiği fazla çekmeden, masanın üzerinde son ayarlamaları yapmak önemli. Kılıfı masaya geçirdikten sonra, lastiği biraz daha çekip bağlayabiliriz.

Ve işte yepyeni, havalı mı havalı ütü masamız hazır!
Tutorialimiz bitti, şimdi sırada kamera arkası görüntüleri var…

Benim bu işi evde sessiz-sakin bir şekilde, rahatça yaptığımı sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Çünkü işi oyuna çevirmeye çalışan, sürekli masayı, kumaşı çekiştiren, makasımı alıp kaçan sevgili “asistanım”la birlikte hazırlandı bu çalışma.

“Kaç metre vereyim aplaa?”

Narçiçeği Bluz / Grenadine Red Blouse

Neredeyse bir ay oluyor bu bluzu biçip İnstagram’da paylaşalı. Üstelik biçer biçmez de teğelleyip koymuştum kenara, “bir akşamda oturur bitiririm ben bunu” diyerek. Nihayet sıra geldi ve bir akşamda bitirdim bluzumu. 

Alırken rengine ve dokusuna vurulduğum kumaşım kendine en uygun kalıpla buluştu bence. Yani en azından ben çok sevdim sonucu. Kumaş pazardaki parça kumaşçıdan bu arada.
Kolay dikilen ve kalıbı çok rahat bir bluz oldu. Hemen kombinlenip işe giyildi tabii.
Bu arada giderek sararan ve uzamaya başlayan saçlarımı da göstereyim istedim. Hatta bu fotoğraflar çekildikten sonra biraz daha açıldı rengi.

Model Mayıs 2011 Burda’dan 104 numaralı elbise kalıbı. Ben kalıbı cep altı hizasına kadar biçip bluz haline getirdim. Bizim vücut yapımıza uygun, sorunsuz bir kalıp. Kalıpta yaptığım tek değişiklik yakayı biraz daha kapatmak oldu. Elbise olarak da, yine dökümlü bir kumaşla çok hoş duracak bir model.

Bir sonraki posta bluzun dikiş detaylarını da hazırlıyorum. Şimdilik benden bu kadar.

Dikişle kalın…

Dağılan Masuraları Düzenlemece / DIY Bobbin Organizing

Dikişle uğraştığım süre arttıkça, evde aldığım malzemelere yer bulamaz oldum. Bilen bilir, bazen malzemelerin çokluğundan, bazen de düzenli tutamamaktan aradığınızı bulmak işkence haline gelir. Dönem dönem dikiş odamda birşeylere takılır, onları düzenlemenin yollarını ararım. Son zamanlardaki takıntım da ipleri dağılıp duran masuralar. Pinterest sağolsun, aradığım fikri verdi yine bana. Orjinal link ise burada.

Hadi başlayalım: malzemelerimiz masuralar, şeffaf plastik hortum (hırdavatçılarda var) ve makas.
Hortumu göz kararı, masuraların enine denk gelecek kalınlıklarda parçalara ayırıyoruz. Benim aldığım hortum ince ve yumuşak olduğu için makas kullandım ben. Maket bıçağı da kullanılabilir.
Daha sonra bu parçaları yandan keserek açıyoruz.
Ve bu parçayı masuranın etrafına sarıyoruz.
İşte hepsi bu kadar!
Tabii işimiz bittiğinde derli-toplu masuralarımızı karşımıza alıp seyre dalmayı ve kendimizle gurur duymayı unutmuyoruz ;))
Haftasonunuz keyifli geçsin…

Zigzag Portföy / Chevron Clutch

“Bu işe de mi el attın?” demeyin arkadaşlar. Evet, maymun iştahımdan çantalar da nasibini aldı sonunda. Pinterest ve Etsy’de gördüğümde ağzımı sulandıran çantalardan bir heves ben de diktim bir tane. Ve kesinlikle çok sevdim bu işi. Böylece zilyon tane hobime bir yenisini daha eklemiş bulunmaktayım, mutluyum, gururluyum!

As a whimsy crafter, i have a new hobby now: making bags! As you know, there are lots of gourgeous bags on Pinterest and Etsy. I looked and looked them over the years and finally, i took the courage to make one. Guess what? Really loved it! 
Kırmızı-beyaz zigzag desenli kanvas kumaş sponsorum Bobbie Lou’s Fabric Factory‘den. Daha önce kumaş sponsorlarım ve gelen kumaşlardan burada bahsetmiştim. 

Red&white chevron fabric is from my sponsor Bobbie Lou’s Fabric Factory. I wrote about my fabric sponsors and their fabrics before.

Fermuar ve astar kumaşı evde olanlardan kullandım. Kumaşım kanvas olduğu halde biraz daha tok dursun istediğim için dok tela (gömlek telası da deniyor) ile telaladım. Duruşu çok güzel oldu ama dikerken çok katlı yerlerde zorladı biraz. Oldukça sert bir tela, daha ince kumaşlarda tercih etmek lazım.

The zipper and the lining fabric are from my stash. Despite the fabric is a thick canvas, i used a fusible lining for a fuller result. It really has a fuller finish, but was hard to sew layered corners.

Elimde bu kumaşlardan bol bol var. Yapmayı da sevdim malum, o yüzden bu aralar bu tarz çanta ve versiyonlarını bol bol görebilirsiniz blogda. Bir ara yapımını da anlatırım.

Haftanız keyifli geçsin. Sevgiler…

Probably i’ll be sewing these clutch bags these days. They’re really easy to make. I’ll prepare a tutorial for you.

Have a nice week!

Pantolondan Eteğe / From Pants To Skirt


Geçen hafta pazarda dolaşırken “Herşey iki buçuuuk!” diye bağıran tezgahtarı duydum ve yöneldiğim tezgahta bu pantolonumsu çirkin şeyi gördüm. Giydiğimde eşimin tepkisi “bu ne beaaaa!” şeklinde olsa da, ben ondaki potansiyeli görmüştüm: harika bir yünlü kumaşı, çok sevimli cepleri ve hem içte, hem dışta oldukça temiz dikişleri vardı.

Last week i bought this pants from our local bazaar for just $1! I know it’s pretty ugly but still have potential; a cozy woolen fabric, cute pockets and smooth seams. Perfect for a refashion!
Önce pantolonu dizaltı hizasından kesip, iç dikişlerini söktüm tamamen.

Firstly, i cut it from under the knee level. Then i ripped the inside seams.
Daha sonra ön ve arka dikişlerden katladım ve fotoğraftaki gibi, çizgiler boyunca diktim. Burada önceden iğneleyerek üzerimde duruşuna, potluk olup olmadığına baktım tabii. Ben aşağıya doğru daralan bir model istediğim için dikişleri öyle ayarladım, tercihe bağlı tabii.

Eventually, i folded it at the front and the back and sewed at the lines (as seen in the picture). For better fit, pinning or basting would be useful before sewing.
Ve işte sonuç! Önceki çirkin görüntüsünden eser kalmadığı gibi, en rahat kışlık eteğim olmaya da aday.

And here it is! Much prettier and really comfy.
Fotoğraflar bu sabah işe gelirken çekildi. Tüm gün test ettim, onayladım yani. 
Nasıl buldunuz? Alıp eve getirdiğime değmiş mi?